top of page
embrace the change | değişimi kucakla |
MORPHINA DER Kİ,
"Size bir yoldaş olarak daima eşlik edecek, ileri dönüşüm çantalar tasarlıyor ve sunuyoruz."
Sürdürülebilir bir devrim için çalışıyor, hızlı modanın tüketici yöntemlerine baş kaldırıyoruz. Emeğin ve kaynakların kıymetini bilerek, sadece bugün için değil, geleceğe doğru bir bakışla, değer odaklı bir yaklaşımla...

Doğaya saygılı, estetik ve işlevsel ürünlerle, yalnızca tüketmek değil dönüşmek, dönüştürmek için!
Sıkça Sorulan Sorular
MORPHINA
'Diving into the City' Koleksiyonu
İleri dönüşüm ilkeleriyle üretim yapmaya ilk karar verdiğimizde ilhamımızı doğadan bulmuş, kendimizi ifade etme yolunun da doğada saklı olduğunu biliyorduk. 'Dönüşüm' üzerine araştırmalarımızı sürdürürken 'Metamorfoz' kavramı neredeyse bizi ele geçirdi.
Özellikle MORPHO kelebekleri olarak bilinen, mavi büyük kelebeklerin dönüşüm yolculuğu, bize tasarladığımız çantaların da tıpkı o kelebekler gibi bir formdan diğerine geçişini anlatıyordu.
Böylece ismimizi bu kavram ve bu kelebekten beslenerek dizayn edeceğimizi artık biliyorduk.
Tüketimin giderek arttığı ve üretilen şeylerin değerinin azaldığı, garip bir zamandayız.
İnsan her an kendisini daha iyi hissettirecek ‘yeni’ bir şey arıyor.
Bu boşluğu doldurmak için, nasıl üretildiğini bilmediğimiz,
çok fazla malzemenin ve iş gücünün verimsiz bir şekilde kullanıldığı,
el emeğinin ve kaynakların kıymetinin bilinmediği bir akış.
Hızlı-moda tam da bu dinamiklerden faydalanarak, her gün karşımıza iş gücünü ucuzlaştıran, kaynakları har vurup harman savuran bir anlayışla;
dayanıksız, birbirinin aynı, özelliksiz, güya ‘trend’ olan güya ‘yeni’ ürünler çıkarıyor.
Bizler de bu şeyleri satın alıyor, sonra bunların değersizliğini, işlevsizliğini fark ediyor, onlardan sıkılıyoruz.
Uzun yıllardır, perakende çantacılıkta hatırı sayılır yeri olan aile işletmemizin her biriminde; satıştan, onarıma, marka anlaşmalarından, ürün yönetimine, farklı alanlarda çalıştım.
Hem müşterileri dinledim hem markaları hem de üretim yapan ustaları..
Asıl ihtiyaçları anlama şansı buldum.
Kimi markalar sürdürülebilir yaklaşımla, kaliteli üretimlerle öne çıkarken, ne yazık ki ulaşılmaz fiyatlarıyla el yakıyor, kimi markalar sadece bir anlık aksiyonlarda en fazla kara ulaşmak için niteliksiz işler yapıyor sadece o günkü satışlarını önemsiyor ve kısa sürede de faaliyetlerini sonlandırıyor.
Fark ettiğim en önemli şey iyi işçiliğin, doğru malzemeyle ve çevreyi önemseyen yaklaşımla
bir araya geldiğinde ortaya çıkan o çantalar, o aksesuarlar; stilimizde, hayatımızda kalıcı bir yere oturuyor. Böylece de aslında hızla tüketip yenisine geçmenin yarattığı zaiyatı engelliyor, hem kaynakları hem emeği koruyor hem de taşıyana keyif ve mutluluk veriyor.
Bu türden bir anlayışla üretilen fakat tüketicinin de erişebileceği fiyatlara sunulan çantaların hayaliyle yola çıktım. İşte bu hayalin ışığında ‘İleri Dönüşüm’ üretim bir cevap olarak karşıma çıktı. Tekstil atölyelerinde parti üretimlerin ardından kalan, depolarda kullanılmayı bekleyen metrelerce çok değerli kumaşlar olduğunu, bazen bu kumaşların geri dönüşüme bile kazandırılmadan yıllarca depolarda durduğunu öğrendim. Bu değerli kumaşları değerlendirmek ve ileri dönüşüm yaklaşımıyla, bu materyallerin potansiyelinden, yüksek kalitelide el işçiliğiyle ortaya çıkan ürünler geliştirmek istedim.
İşte MORPHINA ortaya böyle çıktı.
Bu yolculukta benim gibi düşünen, bu hızlı tüketim çağında farklı bir yol olabileceğini gören herkes için…
Hande Biliközen
Sıkça Sorulan Sorular
MORPHINA
'Diving into the City' Koleksiyonu
İleri dönüşüm ilkeleriyle üretim yapmaya ilk karar verdiğimizde ilhamımızı doğadan bulmuş, kendimizi ifade etme yolunun da doğada saklı olduğunu biliyorduk. 'Dönüşüm' üzerine araştırmalarımızı sürdürürken 'Metamorfoz' kavramı neredeyse bizi ele geçirdi.
Özellikle MORPHO kelebekleri olarak bilinen, mavi büyük kelebeklerin dönüşüm yolculuğu, bize tasarladığımız çantaların da tıpkı o kelebekler gibi bir formdan diğerine geçişini anlatıyordu.
Böylece ismimizi bu kavram ve bu kelebekten beslenerek dizayn edeceğimizi artık biliyorduk.
Tüketimin giderek arttığı ve üretilen şeylerin değerinin azaldığı, garip bir zamandayız.
İnsan her an kendisini daha iyi hissettirecek ‘yeni’ bir şey arıyor.
Bu boşluğu doldurmak için, nasıl üretildiğini bilmediğimiz,
çok fazla malzemenin ve iş gücünün verimsiz bir şekilde kullanıldığı,
el emeğinin ve kaynakların kıymetinin bilinmediği bir akış.
Hızlı-moda tam da bu dinamiklerden faydalanarak, her gün karşımıza iş gücünü ucuzlaştıran, kaynakları har vurup harman savuran bir anlayışla;
dayanıksız, birbirinin aynı, özelliksiz, güya ‘trend’ olan güya ‘yeni’ ürünler çıkarıyor.
Bizler de bu şeyleri satın alıyor, sonra bunların değersizliğini, işlevsizliğini fark ediyor, onlardan sıkılıyoruz.
Uzun yıllardır, perakende çantacılıkta hatırı sayılır yeri olan aile işletmemizin her biriminde; satıştan, onarıma, marka anlaşmalarından, ürün yönetimine, farklı alanlarda çalıştım.
Hem müşterileri dinledim hem markaları hem de üretim yapan ustaları..
Asıl ihtiyaçları anlama şansı buldum.
Kimi markalar sürdürülebilir yaklaşımla, kaliteli üretimlerle öne çıkarken, ne yazık ki ulaşılmaz fiyatlarıyla el yakıyor, kimi markalar sadece bir anlık aksiyonlarda en fazla kara ulaşmak için niteliksiz işler yapıyor sadece o günkü satışlarını önemsiyor ve kısa sürede de faaliyetlerini sonlandırıyor.
Fark ettiğim en önemli şey iyi işçiliğin, doğru malzemeyle ve çevreyi önemseyen yaklaşımla
bir araya geldiğinde ortaya çıkan o çantalar, o aksesuarlar; stilimizde, hayatımızda kalıcı bir yere oturuyor. Böylece de aslında hızla tüketip yenisine geçmenin yarattığı zaiyatı engelliyor, hem kaynakları hem emeği koruyor hem de taşıyana keyif ve mutluluk veriyor.
Bu türden bir anlayışla üretilen fakat tüketicinin de erişebileceği fiyatlara sunulan çantaların hayaliyle yola çıktım. İşte bu hayalin ışığında ‘İleri Dönüşüm’ üretim bir cevap olarak karşıma çıktı. Tekstil atölyelerinde parti üretimlerin ardından kalan, depolarda kullanılmayı bekleyen metrelerce çok değerli kumaşlar olduğunu, bazen bu kumaşların geri dönüşüme bile kazandırılmadan yıllarca depolarda durduğunu öğrendim. Bu değerli kumaşları değerlendirmek ve ileri dönüşüm yaklaşımıyla, bu materyallerin potansiyelinden, yüksek kalitelide el işçiliğiyle ortaya çıkan ürünler geliştirmek istedim.
İşte MORPHINA ortaya böyle çıktı.
Bu yolculukta benim gibi düşünen, bu hızlı tüketim çağında farklı bir yol olabileceğini gören herkes için…
Hande Biliközen
bottom of page